Mürsel Şahin Okçuluk
Okçuluk Nedir?
İnsanlığın varoluşuyla eş zamanlı olarak ok ve yay insanla birlikte gelişmiştir. Ok ve yay insanın silahı, arkadaşı, sırdaşı ve güvencesi olmuş, her uygarlık ok ve yayı biraz daha geliştirmiş, günümüze kadar getirmişlerdir. Ama temelde çalışma prensibi değişmemiştir. Bir ağaç dalı iki ucundan bir sicimle gergin olarak bağlanıp ve daha ince ucu sivriltilmiş düz bir dalıda sicimin üstüne yerleştirip,dalın esneme gücü sayesinde sicimi çekerek dalı gerip sivri uçlu dal parçasını uzağa fırlatmak, ok atmaktır.Okçuluk; insan, yay ve oktan oluşur, amaç uzaktaki hedefi vurmaktır. Okçuluk günümüzde son derece modern malzemelerle ve kurallar çerçevesinde yapılan olimpik bir spor dalıdır.

Okçuluk Tarihçesi
Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir.
Dünya'ya okçuluğu öğreten Osmanlı'lar olmuştur. Avrupalı okçuların rekor ok atışları 300 m. iken, Osmanlılarda 600 m.ye ok atamayan okçu olamıyordu. Yıllarca Ok Meydanlarında talim yapılıp rekor ok atışları yapılmıştır. Osmanlılar zamanında kuralları konulup, bu günkü kulüp anlayışında dernekler kurulup, usta çırak ilişkisi esasına dayalı, hem sporcu anlamında hemde asker anlamında okçu yetiştirilmiştir.